Küçük Demirbaş Neleri Kapsar? Hayatın İçindeki Küçük Ama Önemli Eşyalar
Hayatımızın içinde bir sürü şey var; bazıları büyüktür, bazıları küçücük. Ama işin garibi, küçük olanların aslında ne kadar büyük bir rol oynadığını fark etmeyiz. İşte tam burada devreye “küçük demirbaşlar” giriyor. Ne mi? Mesela o kaybolan kalem, “şu an elinde bulundurmak zorunda olduğum” zımba, bilgisayarın kenarındaki unutulmuş USB belleği… Küçük ama hayati!
Ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, şehri karış karış gezip her köşe başında espri yapan bir adamım. Ama işin iç yüzü, çok şey düşünüyor olmamla ilgili… Küçük demirbaşları her yerde görmem, her şeyin anlamını sorgulamam. Bu yazıda da küçük demirbaşların neleri kapsadığını anlatacağım ama çıldıracak kadar eğlenceli bir şekilde! Hazır olun!
Küçük Demirbaşlar: Daha Fazla Sıkıntı, Daha Az Alan
Küçük demirbaşlar, büyük bir kutunun içindeki küçük parçalar gibi. Çoğu zaman, ofiste ya da evde kullandığınız bir şeyin farkına bile varmazsınız. Her şey yerli yerindedir, her şey yolunda gider, ta ki o küçük şey kaybolana kadar. İşte o zaman “Küçük demirbaş neleri kapsar?” sorusu aklımıza gelir.
İzmir’deki dairemde, bir gün, elimde her şey vardı: telefonum, bilgisayarım, kahvem… Ama kalemim yoktu! Hani o ofiste sürekli kaybolan, bir türlü yerine konamayan kalem. Hadi gel, ne demek istediğimi anlatayım.
Kalem: Küçük Ama Önemli
Kalem, küçük demirbaşlardan bir tanesi. Çalışan herkesin masasında bir tane olması gerektiği iddia edilen o “kayıp” nesne. Herkesin cebinde bir “yedeği” olsa da, ofiste kalem bir “büyük” problem olabilir. Benim başıma çok geldi, bir toplantı sırasında ağzımdan çıkan ilk cümle şuydu:
“Kalemimi bulamıyorum!”
Evet, bunlar ciddi şeyler. Hem de ne kadar önemli! O kaybolan kalem birden tüm günün temel parçası haline geliyor. Mesela yazı yazmaya başladım, bir şeyleri karalama ihtiyacı duydum ama… kalemim yok! Bir 20 dakika boyunca ofiste herkes birbirine bakarak “Kalem var mı?” diye soruyor. Ben de içimden “Hadi ya, küçük demirbaş, senin de kaybolmana mı şaşıracağım?” diye geçiriyorum.
Herkes “Evet, bende vardı, ama kaybettim!” diyerek başlıyor. Şu an yazarken, bir kalem bulma çabası ne kadar komik geliyor ama o an orada tam olarak bir savaş var. Küçük demirbaşlar işte böyle işler… Küçücük, ama etkisi büyük.
USB Bellek: Kaybolması Mucize, Bulunması Efsane
Bir başka küçük demirbaş türü de USB bellekleridir. Ah, o meşhur “ne kadar önemli oldukları”na tam inanamadan kaybolan eşyalar. Bu belleklerin kaybolması, çoğu zaman doğrudan bir felakettir. Hele bir de yazının son gününe yaklaşırken bir sunum hazırlıyorsanız… O USB’yi kaybetmek, neredeyse kıyamet gibidir.
Geçenlerde arkadaşım Ahmet ile birlikte bir kafede oturuyorduk. Odaya birkaç kişi girdi, derken ben ne yaptım? USB belleğimi bir yere koydum, ama tabii ki de unutmuşum. Ahmet bana bakarak “Evet, o kadar küçük ki, her şeyin içinde kayboluyor!” dedi. (Ahmet’in biraz sarkastik bir tarzı var, kabul.)
Ben de ona dönüp dedim ki: “USB belleği kaybetmek, hayatta yaptığım en büyük hata olabilir. Ama yine de kaybolduğunda sadece kaybolmaz, kaybolan şeyin içeriği de kaybolur.”
O anın komikliğiyle birlikte, küçük demirbaşların değerini bir kez daha anlamış oldum.
Zımba: O Küçük Mucizeyi Herkes Gördü Ama Kimse Kullanmaz
Bir başka küçük demirbaş, her ofiste bulabileceğiniz zımba… İşin garibi, herkesin o zımbayı gördüğü ama kimsenin kullanmadığı bir durum var. Zımba, her masanın olmazsa olmazıdır, ama her zaman o kadar derinlikli bir işlevi vardır ki… Birkaç gün boyunca zımbayı bulamıyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz ki birinin masasında.
Benim işyerimde bu durum hep yaşanır. Herkes “Zımbayı kaybettik!” diye panik yapar, ama sonrasında bir bakıyorsunuz, zımba bir masada – sanki o masaya aitmiş gibi orada duruyor.
Bir arkadaşımın iç sesini bir kez duyduğumda:
“Bu ofis zımbası nereye kayboluyor? Nerede bu zımba?” diyordu, ama sonra ofisin tam ortasında yer alan bir masada, zımbanın yerini buldu. Bu küçük demirbaş, kaybolduğunda ofiste tam anlamıyla bir karmaşa yaratıyor ama bulunduğunda, herkes “Ne vardı ki?” diye düşünüyor.
Küçük Demirbaşlar Hakkında Eğlenceli Notlar
1. Zımba: Küçük, ama herkesin “Tam da bunun için mi çalışıyoruz?” dediği eşyadır.
2. Kalem:
Sürekli kaybolur.
Sürekli bulunmaz.
Sürekli ihtiyaç duyarsınız.
3. USB Bellek:
Kaybolduğunda felakettir.
Bulunduğunda dünyalar senindir.
4. Post-it:
Ofisin en geçici çözümlerindendir.
Kaybolduğunda önemli notların kaybolduğuna inanılır.
Bir gün bir ofis arkadaşım bana şunu demişti:
“Görüyorsun değil mi, küçük demirbaşlar aslında o kadar değerli ki, kaybolduklarında tüm sistem sanki çökmüş gibi oluyor!”
Küçük Demirbaşlar ve İnsan Hayatındaki Yeri
İçten içe, gerçekten düşündüğümde, küçük demirbaşlar hayatı daha eğlenceli kılıyor. Hem de o kadar komik ki! Ofiste ya da evde küçük bir şey kaybolduğunda, hepimiz birer dedektife dönüşüyoruz. Zımbayı bulmak için ofisin içinde koşan adam, ya da kalem kaybolduğunda acil durum ilan eden kişi…
İzmir’de her sabah güne başladığımda, o küçük demirbaşları hatırlıyorum. Bir tane ofis ortamı kurup, oradaki küçük eşyaların kaybolması üzerine dramatik bir monolog yazacak kadar da takıntılı olabilirim. Ama işin özeti şu ki: Küçük demirbaşlar, hayatta en çok ihtiyaç duyduğumuz, fakat en az değerini verdiğimiz şeyler.
Ve her zaman bir sonraki kaybolan küçük demirbaş için hazırlıklı olun.